TÜRKÇE / DEUTSCH

Tiyatrocu, müzisyen, çizer ve öğretim üyesi: Hakan Gürses

Dr. Hakan Gürses şimdi Viyana Üniversitesi’nde bir öğretim üyesi, yıllardan beri bir müzisyen ve çizer. Bütün bunlara tiyatroyu da eklemek gerekiyor. Gürses, 1961 yılında ıstanbul’da dünyaya geldi. Sanatçı bir aile ortamına doğmuştu. Baba Muharrem Gürses tiyatrodan gelen ve Türkiye’nin en eski film yönetmenlerinden biriydi. Abi, ‘Atilla Arcan’ olarak sahne ve ekranlardaydı. Kardeş Kemal Gökhan Gürses karikatüristti. Doğduğu ve büyüdüğü bu sanatçı ortamı, Gürses’in hayatında önemli avantajlardan biri olacaktı. Gürses’i tanımayanlara tanıdık yapacak, adını duymuşlara ve şahsen görmüşlüğü olanlara ise daha yakından tanıtacak söyleşimizin soru ve yanıtlari şöyle:

Sanatçı bir aile ortamında büyümek, çocukluk yıllarından başlayarak hayatını nasıl etkiledi ya da belli ölçülerde de olsa belirledi?

Gürses: Çocukluğumda babamın sahneye koyduğu tiyatro oyunlarında, yönetmenliğini üstlendiği filmlerde oynadım. ılk sanatsal deneyimim, çocukluğumdaki bu oyunculuk. Çok sayıda filmde ve tiyatro oyununda rol aldım.

Gençlik yıllarında yeni neler eklendi? Okuldaki eğitim ve etkinlikler nasıl bir seyir izledi?

Gürses: ıstanbul Erkek Lisesi’ne devam ediyordum. Politık olarak çok hareketli bir dönemdi. Bizim lisede daha çok Birikim dergisi çevresi vardı. Birikim’e çeviriler yapar, çeşitli yazılar derlerdik. Bu dönemde çizerlik de yapmaya başladım. Gırgır, Mektup, Atmaca gibi dergilerde yayımlandı çizdiklerim. Lise dönemimin en yoğun alanlarından biri de tiyotroydu. O yıllarda liseler arası tiyatro festivalleri yapılırdı. Biz ıstanbul Erkek Lisesi’nin tiyatro grubu olarak, Bertolt Brecht’i sahneledik. Bu yıllarda gitar öğrenmeye başladım bir taraftan da. Nazım Hikmet’in, Can Yücel’in şiirlerini besteledim. O dönemlerde, neredeyse her gün bir deneme de kaleme alır, bir kenara koyardım. Sonra da ‘kaybolan yazılar’ oldu bütün bunlar.

Müzik, çizerlik ve tiyatroyla haşır neşir geçen bir lise dönemi gençliği, üniversite yıllarına nasıl evrildi?

Gürses: 1979-1980 öğretim yılında ODTÜ’yü kazandım. Böylece Ankara’ya gittim. Orada da hemen tiyatro grubuna girdim. Tiyatro grubumuz Ülkü Ayvaz’ın yönetiminde çalışıyordu. Fakat ben Ankara’yı sevemedim, ıstanbul’a geri dödüm. Tekrar sınavlara girip Boğaziçi Üniversitesi’ne devam etmeyi planlıyordum. Bu sırada Türkiye’de askeri darbe oldu. Altan Erbulak ve Mete ınselel’le birlikte tiyatro oyunlarında rol aldım bu dönemde. Bu bir yıl kadar devam etti. Fakat darbe olmuş, askeri yönetim altında iyi bir ortam yoktu. Bir yerlere gitme fikri bugünlerde ortaya çıktı. Nereye, hangi ülkeye? Avusturya henüz vize uygulamıyordu, dili de benim yabancı dilim olan Almanca’ydı. 1981 yılında Viyana’ya geldim.

Avusturya’ya geliş amacın, kesin olarak okumaktı sanırım. Nerede ve hangi bölüm ya da bölümlere devam ettin? Bu yıllarda hayatını nasıl idame ettin?

Gürses: Viyana Üniversitesi’nin felsefe bölümünde okumaya başladım. Yan bölüm olarak tiyatroyu seçtim. Maddi olarak aile desteği almadım ben. Neredeyse o günlerde öğrencilere açık olan her türlü işi yaptım. Boyacılık, gazete satıcılığı vs. Bu arada müzik yaparak da para kazanılacağını öğrendim, gördüm. Önceleri Türkiyelilere yönelik müzik akşamlarına çıktım. Bu giderek süreklilik kazandı. Müzik grupları kurmaya başladık. Avusturyalı dinleyiciye de seslenmeye başladık.

Kimlerle ve hangi müzik gruplarında bir araya geldin?

Gürses: 1983 yılında Lakis Jordanopoulos’la tanıştım. Lakis&Achwach adlı bir grup kurduk. Gitar, flüt ve ud çalıyordum grupta. Aynı zamanda şarkı da söylüyordum. Halikarnas ve Anino’da çalıyorduk. Lakis’le çalışırken buzuki çalmaya merak sardım. Bu arada Yunanistan’a gidip gelmeye başladım. Turne de yapıyorduk. 1987-93 dönemi böyle müzisyenlikle geçti. Doktora benim için yan bir iş olmuştu. Sonra Lakis askere gitti. Burada yaşayan Türkiyelilerle ”Aşure” adlı müzik grubunu kurduk bu kez. Bu arada Gül’ün tiyatrosu ‘Theater des Augenblicks’ için oyunlar yazdım, birçok oyuna müzik yaptım.

Göçmenlere yönelik televizyon programlarında da çalıştın. Hangi programlarda, neler yaptın?

Gürses: Önce ORF’de yayımlanan ‘Minderheitenredaktion’da çalıştım. Daha sonra, ‘Fremde Heimat Fremde’ programında çizerlik yapmaya başladım. Televizyon yayıncılığını içerden gördüm. Benim için güzel bir dönemdi fakat televizyon gazeteciliği benim işim değildi.

Die Stimme dergisi ile çalışman ne zaman başladı?

Gürses: Die Stimme dergisi, Initiative Minderheiten tarafından 1991 yılından beri yayımlanıyordu. Bu dergiyi çıkaran arkadaşlar benden çizmemi istediler. Fakat 1991-93 yılları arasında sadece bir sayı çıktı. Bana sordular, ‘bu dergiyi yapar mısın’ diye. Kabul ettim ve 1993 yılında bu dergi işini üstlendim. Yılda dört sayı olmak üzere, 11 yıldır düzenli bir şekilde yayımlıyoruz Die Stimme’yi.

Initiative Minderheiten’daki konumun ve yaptığınız diğer projeler hakkında biraz bilgi verir misin?

Gürses: Ben Initiative Minderheiten’da yarı kadrolu çalışıyorum. Geçmişteki projelerden ‘Gastarbejteri’ önemli bir etkinlikti. şimdi sırada, Hauptbücherei ile birlikte hazırlamakta olduğumuz azınlıklar, edebiyat ve sanat üzerine bir etkinlik var.

Yine biraz gerilere dönelim. Müzisyenliğin yanı sıra ‘ikinci iş’ olarak süren doktora çalışman nasıl sonuçlandı? Akademik çalışmaların ne durumda?

Gürses: Doktora çalışmamı bitirdim. Burada kitap olarak da yayımlandı. Yaklaşık sekiz yıl önce üniversitede ders vermeye başladım. Bir buçuk yıldır kadrolu öğretim üyesiyim. Bir dönem Gras ve Innsbruck gibi kentlerde de ders verdim. Konferanslara, panellere katılıyorum, dergilere yazılar veriyorum. Türkiye’de Birikim dergisi, burada kendi dergimiz olan Die Stimme dışında bilimsel dergilere de yılda iki-üç defa ve daha çok teorik yazılar yazıyorum. Felsefede siyaset teorisine ağırlık veriyorum. Marksizm sonrası yeni hareketlerle ilgiliyim daha çok. Yeni dönemde toplumsal eleştirinin kodlarının neler olabileceği üzerinde yoğunlaşıyorum.

Üniversitede öğretim üyeliği, Initiative Minderheiten projeleri, Die Stimme dergisi, paneller, konferanslar... Akademik çalışma ve sosyal etkinlikler ağırlıkta şimdi. Bütün bunların yanı sıra müzik hâlâ sürüyor mu bir şekilde?

Gürses: Şarkıcı ve çellist Jehanna Arrouass ile çalıyoruz. Yılda bikaç program yapıyoruz. Lakisler’in yeni grubu Tsatsiki Connection’da da misafir sanatçı olarak yer alıyorum.

(Kasim 2004 / Öneri dergisi)

© huseyin-simsek.com | E-Mail: huseyin.simsek@gmx.at