EYLÜL ŞİFRESİ

Eylül Şifresi, Hüseyin A. Şimşek’in kitap olarak üçüncü, roman olarak ikinci eseri. Bu romanda yazar, 12 Eylül döneminin öncesi, sırası ve sonrasını bir grup gencin yaşamıyla bir arada işler. 12 Eylül öncesi toplumsal mücadeleye damgasını vuran gençliğin içinden bir grup alır ve o bir grup gencin yaşamları ve mücadelelerini romanlaştırır. Eylül Şifresi’nin, baş kahramanı Selim. Olaylar onun ekseninde gelişir. Olayların gelişimi kronolojik verilmez romanda. Bazen geriye doğru dönerek, bazen ileriye doğru akarak işlenir yaşam öyküleri.

YABA sanat ve edebiyat dergisinin değerlendirmesiyle söylemek gerekirse, gerek Türkiye koşullarının, gerekse bu gençlerin memleket, mücadele, dostluk ve aşk üzerine duygularının, düşüncelerinin, yapıp ettiklerinin irdelenebildiği bir roman olmuş ”Eylül Şifresi”. Tipler genelde canlı ve gerçekçi çizilmiş.

King’s College London’da görevli bir akademisyen olan Dr. Ahmet Alver, Şimşek’in elinizdeki romanını oldukça ayrıntılı bir şekilde inceler ve 12 Eylül sessizliğini parçalayan ilk edebî ürünlerden biri olduğunu ifade eder. Dr. Alver’in söz konusu incelemesinden kimi pasajlar şöyle:

“Tarihsel referansın ayırdedici kullanımı nedeniyle diğer 12 Eylül romanlarından farklıdır Eylül Şifresi. 1980’lerin siyasi atmosferini hem yerel hem de küresel olarak aktaran bir dizi enstantane ile açılır… Eylül Şifresi’ni deşifre etmek ve sessizliği parçalamak için,darbe sonrası cezaevlerinin dışındaki devrimcilerin hayatlarına odaklanır. Darbenin, toplumu nasıl değiştirdiği gösterilir.

“Şimşek’in özel becerisi, karakterlerinin darbeden önceki hayatlarını -geri dönüşler ve anılar vasıtasıyla-, müdahaleyi takip eden süreçte yan yana verme biçimidir. Darbenin siyasi ve sosyal etkilerini vurgulamanın yanı sıra bu geri bildirimler, zaman ve mekânı parçalamak, komploya müdahale etmek ve 12 Eylül’den sonra yaşanan travmanın izlerini vermek gibi bir etkiye sahip…

“Roman, darbe öncesi ve darbe sonrası olmak üzere iki farklı zaman aralığında, devrimi ve sevgiyi yan yana aktarıyor. Roman, böylelikle iki genç sevgilinin hayatına dakikalık bir odaklanma yoluyla, Türkiye’nin darbe aracılığıyla getirilen siyasal-sosyal dünyasındaki değişimleri ortaya koyuyor…

“… üstkurgusal sahne romanın mesajının evrenselliğini gösterir: Romanda bulunan karakterler her yerde bulunabilir. Çelişkiler ve sorunlar devam ederken, devrimci için en önemli direniş eylemi, insanları susturan Eylül Şifresi’nin deşifre edilmesine yardımcı olmaktır.

“Mutlu bir son yok. Çünkü metinde ortaya konan çatışma ve çelişkiler, bağlı bulunan toplumda devam ediyor…” (Dr. Ahmet Alver / www.turkishstudies.net)

……………………………………………………..
İkinci Baskı: Ütopya Yayınları
Tel.: (0 313) 433 88 28
E-mail: utopya@utopyayayınevi.com.tr