TÜRKÇE / DEUTSCH

Zugaşi Berepe ve Kazım Koyuncu’nun ardından!
Yıllar önce, tam olarak 29 Ekim 1993’te, günlük Aydınlık gazetesinde yazarken, grubun elemanlaryla bir röportaj yapmış ve yayımlamıştım. Bu, Zugaşi Berepe (Denizin Çocukları) grubunun günlük basında ilk görünüşüydü. Mehmet Ali, Selçuk, İlhan, Yılmaz ve Kazım müzik gruplarının hikayesini, amaçlarını anlatmışlardı uzun uzun.

Müzisyen Kazım Koyuncu, yakalandığı kanser hastalığı sonucu İstanbul‘da vefat etti. Hopa‘da 1972 yılında doğan Koyuncu, İstanbul’da Siyasal Bilgiler’de okurken, 1992‘de profesyonel müzik yaşamına geçmiş ve Türkiye‘nin ilk Laz-rock grubu Zugaşi Berepe’yi kuranlardan biri olmuştu.

Yıllar önce, tam olarak 29 Ekim 1993’te, günlük Aydınlık gazetesinde yazarken, grubun elemanlaryla bir röportaj yapmış ve yayımlamıştım. Bu, Zugaşi Berepe (Denizin Çocukları) grubunun günlük basında ilk görünüşüydü. Mehmet Ali, Selçuk, İlhan, Yılmaz ve Kazım müzik gruplarının hikayesini, amaçlarını anlatmışlardı uzun uzun.

1992’de başlamıştı grubun hikayesi. İstanbul’daki bir grup Laz kökenli genç, horon çalışmak için kolları sıvamıştı. Horon, kısa sürede onlar için farklı bir şekilde biraraya gelmenin, farklı bir heyecan ve coşku yaşamanın sebebi oluvermişti. O kadar ki 15 Temmuz 1993 günü, İstanbul adalarından birine geniş katılımlı bir gezi düzenlediler. Müzik grubu kurma fikri işte o günlerde ortaya çıktı.

Kuracakları grupta yer alacak herkes Laz olmak zorunda değildi, ama onlar Lazca türkü ve şarkılara ağırlık vereceklerdi. Nitekim Zugaşi Berepe adını alacak Laz müzik grubunun ekibinde bir Türk, bir de Kürt kökenli eleman vardı. Kazım Koyuncu, bu grubun ritm gitarcısıydı.

Kendileriyle söyleştiğim Eylül 1993 tarihine kadar henüz sadece iki konsere katılmışlar, ilk albümlerinin ise hazırlıkları içindeydiler. 3-5 Eylül 1993 tarihleri arasında yapılan ’Pazar Kültür ve Sanat Şenliği’nde ilk kez sahne aldıklarında, nasıl bir tepkiyle karşılaşacaklarını, elbette bilmiyorlardı. Korku ve tereddütleri nedensiz değildi. Türkiye’de ’Laz-Rock’ının öncüsü sayılan Volkan Konak, basında ve televizyonda sık sık boy gösterir olmuş, ilk albümü ’Efulim’ iyi satmıştı ama onun ’kemençenin içine siçtu’ğunu düşünenler de yok değildi.

Zugaşi Berepe grubu, bu ilk konserde halktan büyük bir ilgi gördü. İkinci sahne alışları ise, 10 Ekim 1993 günü İstanbul’da ve ’Nükleer Karşıtı Rock Festivali’nde gerçekleşti. Her iki konserde de grup, Lazca türkü ve şarkılardan oluşam programlar sundu.

Grubu kurmuşlardı ama nereden başlayacaklardı ve nasıl yapacaklardı? 1993’te Kazım Koyuncu şöyle yanıtlamıştı bu sorumu: ’’Önce elimizde ne var, ona baktık.’’ Repertuarlarına aldıkları parçaların tamamı Lazca ve grubun elemanlarına aitti. Arada geleneksel Laz türkülerini de yorumluyorlardı ama rock motifler ağır basıyordu. Zuğaşi Berepe, ilk albümünü 1995‘te “Va Mişkunan” (Bilmiyoruz) adıyla çıkaracaktı. İkinci albüm, 1998‘de “İgsaz” (Gidiyor) gerçekleşti. Bu ikinci albümden sonra, ne yazık ki Zuğaşi Berepe grubu dağıldı.

Grup dağıldı ama Kazım Koyuncu devam etti

Kazım Koyuncu, müziğe tek başına devam etti. “Salkım Söğüt” isimli projelerin ikincisinde üç şarkıyla yer aldı örneğin. İlk solo albümü “Viya”yı ise 2001 yılında çıkardı. Film müzikleri alanına da el attı. Bir TV kanalında yayınlanan “Gülbeyaz” adlı dizinin hem müziklerini yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev aldı. “Sultan Makamı” dizisinin de müziklerini de Kazım Koyuncu hazırladı.

İkinci solo albümü “Hayde”yi Nisan 2004‘te çıkaran Koyuncu, yaklaşık altı aydır kanser hastalığıyla mücadele ediyordu. Henüz 33 yaşındaki Kazım Koyuncu, 27 Haziran 2005’te yapılması planlanan ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu‘nda gerçekleştirilecek “Hey Gidi Karadeniz Konseri”ne katılacaktı ama olmadı, olamadı.

Kazım 11 yıl önce uyarmıştı: ’’Radyasyondan en çok Lazlar çekti’’

Kazım Koyuncu, ölümünden önce tedavi gördüğü VKV Amerikan Hastanesi‘nde geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen “Çernobil‘in Etkileri ve Hasta Hakları” konulu panelde kanserle mücadelesini anlatmıştı. Dört aydır kanserle mücadele ettiğini ve kanserin özgürlüğünü kısıtladığını ifade ederek, “kanseri kanser olmayanların anlamayacağını’’ söylemişti.

Bakın, 1993’teki röportajımızda bu konuyla ilgili neler söylemişti Kazım Koyuncu: ’’Türkiye’de radyasyondan en çok Lazlar çekti. Çernobil olayından sonra Rize’nin bir köyü olan Gare’de kanserden ölümler arttı. Çünkü çayların gömüldüğü depo oradaydı.’’

İkinci sahne deneyimini “Nükleer Karşıtı Rock Festivali”nde yaşayan ve bu uyarıları yapan sanatçı, 11 yıl sonra kansere yenik düşüyor, geride de kanserli bir baba bırakıyordu. Bize kalan ise azmi, coşkusu, yaratıcılığı önünde saygıyla eğilmek ve unutmamak, unutturmamak.

..........................................................................
(Hüseyin Şimşek, Öneri gazetesi, Temmuz 2005) 

© huseyin-simsek.com | E-Mail: huseyin.simsek@gmx.at