TÜRKÇE / DEUTSCH
Vatê Zazaki/Kırmancki - Tırki (Cc)
  • ca (nêr = n) yer.
  • ca ardene 1- yerine getirmek; 2- meydana getirmek; 3- icra etmek.
  • ca biyaene 1- bir yere sığmak, yerleşebilmek; 2- geniş aileden ayrılıp yeni yuva kurmak.
  • ca daene kapatmak.
  • ca diyaene 1- yer bulmak; 2- kapatılmak.
  • caê herhangi bir yer.
  • caê de herhangi bir yerde.
  • caê ra herhangi bir yerden.
  • cağe (maykek = m) 1- kaburga kemiği; 2- örgü işinde kullanılan mil.
  • cam (n) 1- cam; 2- pencere.
  • can (n) can.
  • cacım (n) yün halı.
  • camat (n) cemaat, toplum.
  • camat kerdene toplanmak.
  • camerd, cuamerd (n) adam, erkek.
  • camıs (n) camuş (erkek).
  • caru, coru hiç, hiçbir zaman, asla.
  • ca verdaene 1- birini ya da bir yeri bırakmak; 2- yer bırakmak, yer ayırmak.
  • cayıl (sıf.) cahil, bilgisiz.
  • cayıl biyaene cahil olmak; ~ mendene bilgisiz kalmak; ~verdene cahil bırakmak.
  • cayılen cahillik, cehalet.
  • cem (n) 1- günün dilimleri; cemê sodıri sabah vakti; cemê peroci öğle vakti; cemê sondi akşam vakti. 2- Alevilerde toplu ibadet töreni.
  • cem biyaene cem olmak; ~ gıredaene cem bağlamak; ~guretene cem tutmak.
  • cemed (n) buz.
  • cendeg (n) ölü bedeni, kadavra.
  • ceng (n) savaş.
  • cenderme (n) jandarma.
  • cetwel (n) cetvel.
  • cew (n) arpa.
  • ceza (n) ceza.
  • cênıke, cêniye (m) kadın.
  • cêr (sıf.) aşağı; ~ de aşağıda; ~ ro aşağıdan.
  • cêrakerdene ayırmak.
  • cêren aşağıdaki, aşağıda olan.
  • cêreniye (m) aşağı (alt) taraf.
  •  bir önek.
  • cıcık (n) 1- meme, meme ucu; 2- emzik, biberon.
  • cı daene vermek.
  • cı fiştene sokmak, bir şeyi bir yere koymak.
  • cığara (m) sigara.
  • cı kerdene koymak, doldurmak.
  • cı kewtene girmek.
  • cıl (n) yatak, örtü, yer bezi, palan.
  • cılık (n) küçük çul, çulcuk.
  • cılq pişmemiş yumurta, çürümüş ya da tarihi geçmiş yumurta.
  • cınaene sinkaf etmek, çiftleşmede erkeğin foksiyonu.
  • cıns (n) cins.
  • cınawur, cımawır (n) kurt.
  • cınıtene  enstrüman çalmak.
  • cınçolıke, çhançolıke (m) salıncak.
  • cınıke (m) huy; ~ guretene huylanmak, huy kapmak.
  • cınıkın (sıf.) huylu.
  • cı niştene binmek.
  • cı piyene, cı pitene gizlice takip etmek, gizli kontrol çekmek.
  • cı ra dıme sonra, bir şeyden ya da birinden sonra; o ra dıme daha sonra, ondan sonra.
  • cı reştene kavuşmak, yetmek.
  • cı sanıtene 1- tokadı ya da tekmeği çakmak; 2- yaslamak.
  • cı ser amaene 1- lafının üstüne gelmek; 2- birinin ya da bir şeyin üstüne gelmek.
  • cı ver kewtene birinin ya da bir şeyin önüne düşmek; ver kewtene 1- önüne çıkmak, önüne düşmek; 2- üşenmek.
  • cı verdene üstüne salmak
  • cıra bir şeye, bir şeyden; ~kerdene koparmak
  • cıra biyaene 1- bir yerden kopmak; 2- geniş aileden ayrılıp yeni yuva kurmak.
  • cıra fiştene ateş yakmak, ateşi uyandırmak. Örn. Sıma adır fişt ra cı? (Ateşi yaktınız mı?)
  • cıra kerdene koparmak, bir yerden koparmak.
  • cıqli, cığıl (n) gıdık. 
  • cıqli biyaene gıdıklanmak; ~ kerdene gıdıklamak.
  • cıra ona; ~ vace ona söyle; ~ bıce ondan al;  ~vece, onun içinden çıkar.
  • cıte (m) 1- tarla ekme aracı olarak çift, karasaban; 2- sayısal olarak bir çitf, çift.
  • ci (n) insan pisliği veya tersi, bok.
  • ciamerd, ciamord, camerd (n) genç erkek, yiğit.
  • cigere (m) 1- organ olarak ciğer; 2- sevgili, candan, canan.
  • cihet (n) yön, taraf, cihet.
  • ciran/e (n, m) komşu.
  • cokira, coka, cokır, cozır  onun için, bu yüzden.
  • cor yukarı; ~ de yukarıda; ra yukarıdan.
  • corên yukarıdaki, yukarda olan.
  • cori yukarıyı.
  • culuğ/e (n, m) hindi.
  • cunaene ağızda çiğnemek; benişt cunaene sakız çiğnemek; lokme cunaene lokma çiğnemek.
  • cüab (n) cevap.
  • cüab daene cevaplamak, cevap vermek; ~ guretenecevap almak.
  • cün (n) harman.
  • cün ramıtene harman sürmek; ~ berzkerdene harman kaldırmak.
© huseyin-simsek.com | E-Mail: huseyin.simsek@gmx.at