TÜRKÇE / DEUTSCH
Doğada kalın doğal kalın!

HÜSEYİN ŞİMŞEK

Varlığın birliği (vahdet-i vücut), evrende her şeyin birbiriyle iç içe, birlik halinde olduğunu anlatır ya, insan-doğa ilişkisi bunun en çarpıcı göstergesidir. İnsan bedeninde doğanın temsili bir açıklanmasını bulmak, bu çarpıcı ilişki sayesinde mümkün olageldi. Doğayı her şeyiyle insan bedeninde temsili olarak toplamak da!

Doğada ne varsa, insan bunların her birini/hepsini kendi bedeninden yola çıkarak tarif edegeldi ama, zamane gündelik yaşamımızda, bu konuda durum pek de parlak değil. İnsan ile doğa arasındaki güçlü ve hassas ilişkiyi, dengeyi, birliği eskisi kadar ciddiye almıyoruz artık. Doğanın bir parçası olduğumuzu unuttuk adeta. Doğayla ilişkimizde bir bozulma meydana geldiğinde, bunun, bizde de bir bozulma yaşandığının işareti olduğunun farkında değiliz gibi. Oysa, binlerce tecrübeyle sabittir ki doğada kalan doğal kalır! Tabii sözüm, doğal kalmak isteyenlere. Böyle bir derdi, tercihi olmayanlara bu noktada söyleyecek sözüm yok.

İyi de ‘doğadan koparma kampları’ gibi işlev gören günümüz yığma ve yığın altındaki devasa kentlerinde kibrit kutusu misali kovuklara (konutlara) tıkılmış insanlar olarak, “doğada doğal kalma”yı nasıl başaracağız? Bence bunun ilk şartı, varlığın birliğini hakkıyla kavramış ve uygulamaya çalışıyor olmaktır. Tek cümlelik bir teste var mısınız hemen?

Küçücük bir çiçeğin sapından tutup salladığınızda, yıldızların dayandığı temel sallanır!.. Varlığın birliği kavrayışınızda, yukarıdaki önerme sahici bir anlama sahipse, “doğada doğal kalma” konusunda, gündelik yaşam içinde yapacak çok şey bulabilirsiniz. Mesela, çapını dert etmeden doğada yapacağınız günlük yürüyüşler, bu yollardan biri neden olmasın! Yine mesela, bir diğeri bisiklet turları! İkisini de mümkünse deniz veya nehir kıyılarında, göllerin etrafında, ormanlık alanlarda gerçekleştirmeye çalışın.

“Ne alâka’’ mı diyorsunuz?

Hem uzun yürüyüşçü, hem bisiklet sürücüsü olmanın ayrıcalıkları arasında, doğaya yakın ve iç içe olmak en başta gelir. Sokaklarda, caddelerde yürürken ağaçların bulunduğu kaldırımları tercih etmek, başka bir yol olabilir. Zamanla, bunu planlamanıza gerek kalmıyor bile. Ya da yolunuz üzerindeki, çevrenizdeki ağaçların, çalıların, çimenlerin mevsimlik değişimlerini yakından takip edin, ayrıntılarıyla izlemeye çalışın. Tek bir ağacın ya da bir doğa parçasının mevsimlik fotograflarını çekin, onları karşılaştırın.

Hiç olmazsa evde oturduğunuz yemek sofrasında salata mutlaka olsun. Kahvaltılarınızı da sebze ağırlıklı tutun. Kahvaltı bağımlısı olmaktan korkmayın! Bu bağımlılığın en etkin aktörleri tabii ki sebzeler olacaktır. Yazları domates, hıyar, biber, marul, kıvırcık; kışları havuç, kırmızı turp, kırmızı lahana, marul vb sebzeleri tercih edin. Bunları peynir, yumurta ve kara zeytinle aynı tabakta dizilmiş bulmak sizi müthiş heyecanlandırıyorsa, doğru yoldasınız. Güne kahvaltıyla başlamak size çok iyi geliyorsa, güne başladığınız saat hiç önemli değil; yemek faslına mutlaka kahvaltıyla geçiş yapın. Başkalarının akşam yemeğine oturduğu saatlerde, siz, kahvaltıdan yeni kalkıyor olabilin! Yani, hani insan kimlikleri, karakterleri, tipolojileri bir de yiyip içmelerine göre tasnif edilse, siz, “kafadan kahvaltıcı” sayılmaktan bir an bile endişe etmeyin!

Her gün mutlaka meyve yiyin. Yediğiniz sebze ve meyvelere, sadece onları yıkar, doğrar ve tabağa dizerken değil, yerken de dokunun. Evde ya da rahat başka bir ortamdaysanız, mümkün oldukça çatal bıçak kullanmadan yiyin. Domates, hıyar, biber, marul, havuç, kırmızı turp, kıvırcık, kırmızı lahanaya elle dadanın. Sebzeler ve meyveler, evinize giren doğadır. Farklı bir deyimle, doğanın en tatlı ve leziz haliyle sofranıza kurulmasıdır.

Hasıl-ı kelâm, ‘yenim dar’ ya da ‘yerim dar’ demeyi alışkanlık haline getirmiş bir insan değilseniz, “doğada kalıp doğal kalma”nın daha yüzlerce yol ve yöntemini bulursunuz. Bencileyin aklımın erdiklerini, yapabildiklerimi paylaşmak istedim. Ne de olsa aynı varlığın birliği içinde birer parçayız!

-----------------------------
2 Mayıs 2012, Viyana
huseyin.simsek@gmx.at

 

© huseyin-simsek.com | E-Mail: huseyin.simsek@gmx.at