TÜRKÇE / DEUTSCH

Soldan sağa: Hüseyin Şimşek, Veysel Aydın ve Erol Arslan. (Fotograflar: İGKM)

İGKM’de bu Pazar, kültür ve sanat konuşuldu
Niederösterreich eyaletinin Neunkirchen belediyesinde bulunan İGKM, 30 Ekim 2016 Pazar günü, “Kültür ve Sanat Üzerine” başlıklı bir panel organize etti. Dernek yöneticilerinden Erol Arslan’ın yönettiği panelin konuşmacıları ise Viyana’dan gazeteci-yazar Hüseyin Şimşek ve Almanya-Stuttgart’tan müzisyen Veysel Aydın’dı. Panel, İGMK’nın etkinlik salonunda gerçekleşti.

Neunkirchen NÖAvusturya Türkiyeli İşçi-Gençlik Federasyonu’na (ATİGF) bağlı faaliyet gösteren ve merkezi Niederösterreich eyaletinin Neunkirchen belediyesinde bulunan İşçi-Gençlik Kültür Merkezi (İGKM), 30 Ekim 2016 Pazar günü, saat 14:00-16:30 arasında “Kültür ve Sanat Üzerine” başlıklı bir panel organize etti. Dernek yöneticilerinden Erol Arslan’ın yönettiği panelin konuşmacıları ise Viyana’dan gazeteci-yazar Hüseyin Şimşek ve Almanya-Stuttgart’tan müzisyen Veysel Aydın’dı. Panel, İGMK’nın etkinlik salonunda gerçekleşti. İki bölümden oluşan panelin ilk bir saati içinde konuşmacılar sunumlarını yaptılar. Daha uzun süren ikinci bölüm, soru-cevap ve fikir alışverişine ayrıldı.

Moderatör Erol Arslan, sunumlar bölümünde ilk konuşma hakkını Hüseyin Şimşek’e verdi. Konuşmasına “kültür” ve “sanat” kavramlarına etimoloji penceresinden bakarak başlayan Şimşek, farklı dillerden kültürü ifade eden (Cultura, hars gibi) farklı sözcüklerin anlamdaş oluşlarına, “tarım”a karşılık gelmelerine örnekler sıraladı. “Kültür”ün tanımının “geniş” ve “dar” olmak üzere iki temelde yapılageldiğini ifade eden Şimşek, bu sunum tarzını “sanat”a da uyguladı. “Sanat” kavramının kök anlamları (sun, kunst, ars, art, arte) ve nasıl bir üretim, yaratım alanı olarak tanımlandığı üzerinde durdu. Kültür ve sanatın işlevi konusunda, bu alanların sınıfsal boyutuna değindi. Bir toplumun sınıflı halinin bu alanlar için kaçınılmaz kıldığı “alt tanımlamalar”ı sıraladı. Kültürleme (kültürlenme), kültürel yayılma, kültür şoku, kültürel asimilasyon, kitle kültürü kavramlarına değindi. Sanatın, farklı özellik ve işlevlerinden dolayı geleneksel ve modern zamanlardaki sınıflandırması hakkında bilgiler aktardı.

Panelin ikinci konuşmacısı Veysel Aydın ise, yaptığı sunumda şunları dile getirdi: “Neyi yaşıyorsak biz; ailemizde, çevremizde, toplumsal ve sınıfsal ilişkilerimizde kendi kültürümüzlei kendi sanat anlayışımızla yaşarız. Bir örnek vermek isterim. 1993’te, Sıvas Katliamı’ndan sonra, Avrupa Demokratik Sanatçılar Birliği’nin Mannheim’de düzenlediği bir gecenin konukları arasında Aziz Nesin de vardı. Nesin sahnede konuşurken, en sıralarda oturanlar arasında döner yiyen bir arkadaş da vardı. Sonra, dönerini yemeye devam ederek, Nesin’e, ‘kültür nedir sizce’ diye bir soru yöneltti. Aziz hoca aynen şunu söyledi: Kültür, şu anda yediğin o dönerdir!” Aydın, konuşmasında futbol, müzik, tv dizileri alanından kitle kültürü üzerinde de durdu.

Panelin forum bölümünde yöneltilen sorular ve dile getirilen görüşler ağırlıkla, egemen kültürün yeni kuşaklar üzerindeki etkisi, dinin ve inançların bu alanlarla ilişkisi, anti-kapitalist muhalif demokratik kitle kurumlarının söz konusu alanlara yönelik işlevleri, eksikleriyle ilgili oldu. (30 Ekim 2016)

© huseyin-simsek.com | E-Mail: huseyin.simsek@gmx.at