TÜRKÇE / DEUTSCH

Ayrımı Bol Bir Yol

’’Ayrımı Bol Bir Yol’’, Hüseyin Şimşek’in ilk romanı. Roman, 12 Eylül döneminin cezaevi gerçeğini işliyor. Olaylar 31 günlük bir açlık grevinin etrafında gelişiyor. Geriye dönüşlerle yılları, geniş yaşam parçalarını kapsayan bir ay! Direnişle teslimiyet, kazanmakla kaybetmek, güzelle çirkin, iyiyle kötü farklı zeminlerde, yaşamın gerçeğine uygun bir bütünlük içinde yer alır. İyi ve kötü kahramanlar yok bu romanda. Her bir karakterde, yaşamı ve direnişi zıt yönleriyle görmek mümkün. Bu, özellikle baş karakter Hayri’de çok yoğun işlenir.

Hayri, gözeltına alındığında işkenceli sorgu senaryolarına, bilerek ya da bilmeyerek figuran olmuş bir devrimcidir. Ama cezaevine konulur konulmaz yeniden direnmeyi seçen bir militan. Romanda işlenen açlık grevine, koğuşta sağlık durumu iyi olmayanlardan biri olarak katılır. Sürekli mide kanaması geçirir. Ciğerleri dışarı taşarcasına öksürür. Biteviye balgam çıkarır. Revire kaldırılır ama tedavi kabul etmediği için hemen geri çevrilir. İkinci gidişinde ise baygındır. Habersiz serum takılır. Ayıldığında cihazı çeker atar ama iş işten geçmiştir. Çünkü ondan önce koğuşa gidip de grevi bırakan Hasan, Hayri’nin serumu, gönüllü kabul ettiğini söylemiştir. İkinci gün koğuşa döndüğünde her zamanki sıcak ilgiyi bulamaz. Nedenini tam anlayamaz Hayri.

Başka bir koğustaki dava arkadaşı Recep’ten gelen notla gerçek açığa çıkar. Hayri notu okur okumaz beyninden vurulmuşa döner. Hırsından kendini tutamaz. “Yalan!.. Nasıl olur da inanıverirsiniz hepiniz“ diye bağırır. Bütün hızıyla ayağa kalkmaya yeltenirken, dengesini kaybeder, kafasının arkası duvarda gümler. Hayri yatağına indirilir. Sık sık dalıp gider. Arada bir sayıklar da. Gelip yatağının kenarına ilişenleri, el hareketleriyle uzaklaştırır. Sayım mangasının başında bulunan subaya, beyni zedelendi galiba doktor gönderin, der arkadaşları. İdare, isteği dikkate almaz.

BBC Radyosu akşam bülteninde, Hayrilerin hapishanesinin eylemi bıraktığı, öteki hapishanedekilerin devam ettiği haberini verir. Koğuşta yeni bir tartışma başlar. Kimine göre hiçbir işe yaramamıştır eylem. Bazıları radyoya ateş püskürür. Çünkü, öteki hapishaneyle danışıklı bırakılmıştı eylem. Gerçekten de öteki hapishane de eylemi yarın bırakacaktı ama radyo, bunu nereden bilsindi. İdare eylemci tutukluları bölmeyi başardı, yorumunu yapması aslında normaldi.

O gün yataktan hiç çıkamaz Hayri. Bir eli hep karnında, alt pijamasının içine sokulu. Sancılar gittikçe daha sık yoklar. Ağzı kupkuru, nefes alıp vermekte zorlanıyordur. Yemek suyu dolu tabağı, elinin tersiyle İsmail’in üzerine boca eder. İsa iki kez dener, ama Hayri onun uzattığı su bardağına da dönüp bakmaz. Akşam sayımında, yiyip içemediği, durumumun iyi olmadığı revire ya da hastaneye kaldırılması gerektiği söylenir gelen subaya. Subay, rahatsızlık açlıktan, yedikçe iyileşir, diyerek kesip atar.

Açlık eylemi bitmiş ama Hayri yemek almayı reddetmektedir. Elinde olmadan sesli sesli sayıklamaya başlar. Koğuştakiler çok tedirgin olur, onu yalnız bırakmazlar hiç. Her an birkaç kişi tetikte bekler. Onları en çok tedirgin eden, Hayri’nin niyetini tam olarak kestirememek. Eylemin bitirildiği günün gecesi sabaha kadar inleyip durur. Nöbet tutulur başında. İnlemeleri bazen can çekiştiğini sandırır. Sabah sayım mangasıyla yeni bir doktor gelir koğuşa. Hayri’yi muayene eder. Hemen revire kaldırılmasını ister. Sedyeyle bir kez daha alınır koğuştan. Sedye, koğuştakilerin kiminin gözüne tabut gibi görünür. Hayri kızmış, kırılmış, kahredip inada bindirmiştir. Ama koğuştan çıkarılır çıkarılmaz, geride kalanların hiçbirine karşı en ufak bir kızgınlık kalmaz içinde.

Psikolojik roman

Şimşek’in bu romanda öne çıkan yazım tercihlerinden biri, yoğun bir şiirsel dil kullanması. Çünkü, romana zemin olan açlık eyleminin ağır bir trajik boyutu var. Trajik boyutun akıtıldığı yazım kanallarından bir diğeri ise iç monolog. Bu özelliğiyle ’’Ayrımı Bol Bir Yol’’, psikolojik roman olarak da tanımlandı zaman zaman.

Öte yandan, ’’Ayrımı Bol Bir Yol’’ romanında, yenilgiyle biten bir açlık eylemi verilmiyor. Daha önce yapılan ve anlaşmayla sonuçlanan, kazanımlara vesile olan eylemlerle karşılaştırmalar da yapılıyor. Bu, kaybeden ve kazanan insanların psikolojısının yoğun bir şekilde işlenmesine olanak sağlıyor.

© huseyin-simsek.com | E-Mail: huseyin.simsek@gmx.at